KÜÇÜK ŞEY YOKTUR!!!

iletişim, iletişim becerisi, iletişim kabiliyeti, iletişim problemleri, insanlar, insanlar arası iletişim, kişisel iletişim



Öncelikle kendimizle iletişim kuruyoruz. Sessiz de olsa, kelimelere taşmasa da kendi kendimizle konuşuyoruz. Sonra varlık ağacının gövdesi olan eşyayla, dalları olan bitkilerle, çiçekleri olan hayvanlarla da iyi veya kötü bir iletişimimiz, mesaj alışverişimiz var. Varlık ağacının meyvesi diyebileceğimiz insanın en yakın dairesinde ise hemcinsi olan insan kardeşleriyle; ailesiyle, akrabasıyla, komşularıyla, arkadaşlarıyla, dostlarıyla kısacası toplumla belki eksik belki etkin, iletişimi var. İnsan için iletişimin bu kadar sık olması gösteriyor ki bizler mesajımızı doğru vermeli ve kardeşlerimizin mesajını yanlış almamalıyız. Zira insan olarak tanımaya, tanışmaya, anlamaya, anlaşılmaya çok ihtiyaç duyuyoruz.


Toplumumuza ve diğer toplumlara iletişim noktasından bakınca görüyoruz ki; tanımama, tanışmama, anlamama, anlaşılamama, umursamama, kırgınlıklar, kızgınlıklar, savaşlar vs. gibi sorunlar, hastalıklar, eksiklikler var. Bunlar öyle sorunlar ki; bazısı bilgi eksikliğinden kaynaklanıyor ve doğru bilgi öğrenilince düzeliyor. Bazısı daha kompleks, bilinçsizlikten kaynaklanıyor ve tedavisi bilginin bilgece verilmesini gerektiriyor. Dışa vuran bazı sorunların ise kaynağı çok derinlerde, belki de onun tedavisi insanın kendini aşmasını gerekli kılıyor.



İşte bu noktada bizler bu sorunların, çözümünde bulunma adına “iletişim kulübü” ismiyle “küçük şey yoktur” prensibiyle yola çıktık. Düşlerimizde kurduğumuz bir dünya var. Huzurun hakim olduğu bir dünya böyle bir dünyanın geleceğine inanıyoruz. Böyle bir geleceğin ismine “huzur sarayı” desek bu sarayın inşasında harcımızın ve tuğlamızın bulunmasını ümit ediyoruz. Hem kendimiz hem herkesin her yönüyle“ iletişimde olgunluğa ermesi” ve en yakın daireden dışa doğru herkesin “iletişim güzelliği” kazanmasına  köprüler kurmak istiyoruz. Bir ferdin, kendisiyle ve çevresiyle bütünleşmesine vesile olabilirsek bu bizim için büyük bir bahtiyarlık olacaktır.Zira milletiyle bütünleşerek,maddi manevi  kendini milletine adayan bir insan tek başına bir millet demektir.





Yorum Gönder

0 Yorumlar