ALMAN EDEBİYATINDAN İNCİLER

alman, alman edebiyatı, bozkır kurdu, goethe, herman hesse, rosshalde, almanya,

Sıkı disiplinleri, biraya düşkünlükleri, iri yapıları, gösterişli futbolları ve güçlü panzerlerini biliyoruz Almanların. Bu belki de bizim için soğuk bir görüntü oluşturuyor. Almanya’dan bahsettiğimizde biraz aklımıza gelen gri rengi yok etmek, biraz da edebiyat dünyasına kaba görüntülerinin aksine zerafetle kazandırdıkları eserlerden bahsetmek istiyorum. Bunun için de gözardı edilemeyecek bir yazar olan Hermann Hesse’nin yine gözardı edilemeyecek değerde olan ama kütüphanelerde hep Bozkır Kurdu ve Siddharta gibi kitaplarının arka tarafına sıkıştırılmış bir kitaptan bahsetmek istiyorum: Rosshalde.


Alman edebiyatı hakkında açılan sohbetlerde şüphesiz bir yandan Goethe’den bahsederken bir yandan da Hermann Hesse’den bahsetmemek olanaksızdır. Daha çok “Bozkır Kurdu” kitabıyla bilinen yazarın kendi adıma listebaşı olan bir diğer kitabı Rosshalde’dir.
Bir malikanenin adı Rosshalde. Kitaptaki hemen hemen bütün olaylar bu malikanenin içinde geçiyor diyebiliriz. Ressam bir adam ve müzisyen eşi aynı zamanda iki çocuklarının yaşadıkları bu malikane ismini vermiş kitaba. Kitabın ailesel sorunları yansıttığını düşünen insanların yanısıra karmaşa içindeki dünyanın belli bir kesitte (bir aile içinde) kelimelerle resmedildiğini düşünen insanlar da var ya da daha da farklı düşünenler. Bunları sizin yorumlarınıza bırakarak başka bir yönden kitap üzerine konuşmaya devam etmek istiyorum.
Siddharta, Bozkır Kurdu gibi kitaplarında da farkedebileceğiniz gibi Herman Hesse doğu mistisizmine olan ilgisini kitaplarına kıvamını kaçırmayacak dozlarda eklemiştir. Ancak bu kitapta belirgin olarak farkedebileceğimiz durum ressamın neredeyse tamamen Hermann Hesse ile özdeşleşmesidir. Ressamlık yönü, söz konusu Hindistan’a olacak olan olası bir yolculuğun düşündürdükleri ve bütün kitaplarında da olduğu gibi ağırlıklı olarak kullandığı karakterlerin zihinsel bunalımları, bu tarzdaki birçok kitabın aksine kitaptaki akıcılığı arttırmaktadır.


Pianist olan eşiyle yaşadığı sorun ve iki çocuğun bir anlamda paylaşılamaması, küçük çocuğun hastalığının getirdikleri ve götürdükleri, yeniden düşündürmeye sevk ettikleri , uzun zamandır görmediği bir dostun beraberinde getirdiği mistik bir yolculuk, yıllardır süren alışılmış ancak bir o kadar da huzursuzluk verici yaşamdan ayrılmanın verdiği tedirginlikle birlikte heyecanlı duruşu aynı anda yansıtan bu karakterde Hermann Hesse’yi izleyebiliyoruz. Belki de kişisel olarak hakkında hiçbir şey bilmeden sadece kitaplarından tanınabilecek ender yazarlardan biri Hermann Hesse. Kitaplarındaki arayışa tanık olmak gerektiğini düşündüğüm bir yazar oldu her zaman. Umarım sizde de aynı isteği uyandırır.



Yorum Gönder

0 Yorumlar