NEDEN PLAK?

45likler, eski şarkılar, eskiyeni, nerde o eski şarkılar, plak

GRAMAFON


Parçanızı nasıl alırdınız? 33’lük mü 45’lik mi? “Ahhh!” diyerek hayıflandım bir an. O dönemde yaşamadım fakat o günlere özlemim var. Özlemimin sebebi nedir bilmiyorum ama ben bir 45’lik alayım lütfen. Güzin ile Baha’dan “Gençlik Başımda Duman” parçası olsun. Zira bendeki yeri ve önemi büyüktür.

“Kovaladıkça kaçan ateş böceği misin?” işte tam da bu mısra, ismimden bir anlam taşıyor. Aranızda bilmeyenler vardır. Hemen söyleyeyim. Elçin’in anlamı ateş böceğidir. Neyse not düştükten sonra bir gidelim o günlere; o dönemde yaşanan, belki de doyasıya yaşanan saf aşkların olduğu ve bu güzelliklerden ötürü çıkan muazzam şarkılara.



Müziğin en samimi yapıldığı kıt kanaat teknoloji aletleri ile muhteşem seslerin müzik piyasasını oluşturduğu dönemde ne harikadır kim bilir müzik marketler. O dönemlerin insanıymışım aslında, belki de yanlış zamanda doğdum. Yeşilçam’da görselle kullanılan müzikler ne kadar etkileyicidir. Televizyonda her çıktığında aynı hevesle izlediğim filmleri belki de bu kadar harika kılan, güzelliğine güzellik katan bu 45’liklerdir. Repertuarımdan silinmeyecek o kadar çok parça var ki… Gerçekten günümüz teknolojisinin pek çok duyguyu alıp götürdüğünü hissettiğimde açıp dinlediğim, rahatladığım ve “harbi ne gerçekçi duygular varmış” dediğim çok fazla oluyor.

Bu aralar Issız Adam filmi ile daha da popülerleşen 45’likler, bence hak ettiği ilgiyi görmeye başladı. Popülaritesinin aracı olan bu filmden önce de, bu plakların hastası olanlar (bunların arasında ben de varım) da vardı tabii ki. Hem de koleksiyonculara kadar.

Plakların 33’lük ve 45’lik olarak iki çeşidi vardı. 33’lük daha fazla parça alabiliyordu içine. Bu rakamların amacı dakikadaki dönme hızını verir. Normal plaklar aslında 33’lüktür. Kesintisiz müziğe ulaşmak için 33’lüğün üstüne 45’lik yazılır.

Hiç plak çalma zevkini tattınız mı bilmiyorum ama mutlaka denemenizi öneririm. Özellikle plağı koyduktan sonra gelen o çıtır çıtır sesler olur ya, insana huzur veren o sesler işte… Ardından çalacak olan şarkıyı beklemenin verdiği heyecan ve mutluluk ne güzeldir.



Gençlerin evlerde toplanıp yaptıkları çay partileri mesela… Özenle seçilen plaklar sıraya dizilir. Pikabın başında onunla ilgilenen birisi olur. Dans edilir. Ne güzeldir o figürler. Moda hele! İspanyol paçanın bir dönem çok popüler olduğu zamanlar. Erkeklerin dar gömlek, kızların mini etek modasının olduğu zamanlar ne güzeldir. O makyajlar… Göze çekilen kalın siyah kalem, kabartılan ve spreylenen saçlar… Göze hoş gelen bir gençlik dönemi… Hepimiz Türk sinemasında bol bol görmüşüzdür bu manzaraları.

Günümüzde hala o günleri yaşatmaya çalışan güzel mekânlar vardır. Benim Ankara’da tavsiye edebileceğim; “Plaklı Figüran Kahvehanesi”, “Nefes”, “Eskiyeni” dir.
Türk plaklarının yanında tabii ki yabancı plaklar da güzeldi. Frank Sinatra özellikle… Nil Burak ve Ayla Dikmen’i günümüzde herkes tanıyor. Diğer sanatçıları da keşfetmek sizin elinizde. Meraklı olun veya olmayın bence bir deneyin, iyi gelecek göreceksiniz.



Yorum Gönder

0 Yorumlar