DÜNYA BASINININ TÜRK DÜŞMANLIĞI

türk düşmanlığı, dünnya basını, türkiyede basın özgürlüğü, basın özgürşüğü, yaşam
Basın Açıklaması Temsili

Serbest Yazarlara bir yazı düştü BBC’den. Yazıda belki de yanlışlayamayacağımız çok yer olmakla birlikte rahatsız edici bir yanı sizinle paylaşmak istedik… Neden mi? Çünkü eleştirdikleri noktada kendilerini de görmeleri gerektiği kısmına dikkat çekmek istedik. Faşizmi ve milliyetçiliği eleştirirken Türkiye karşıtlığının da yazı içerisine yerleştirilmiş olması habercilik anlayışı altına gizlenmiş durumda. Dünyanın buna ne kadar ihtiyacı var sorusuyla başlayıp BBC’ye başka sorular da sormak lazım:



1 ) Türkiye’nin Öldürücü Milliyetçiliği derken; dünyada yükselen milliyetçilikten neden bahsedilmiyor? Faşizme karşı biri olarak, bu ülkedeki faşizan saldırılardan da nefret edenler olarak soruyoruz: Türkiye’deki süreç dünyadan bu kadar bağımsız mı? Bu, cımbızlı haber sayılmaz mı?

2 ) Haber AB ile ilişkilendirilmiş. Faşizmin en katı şeklinin Avrupa’da doğduğunu biliyoruz. Son zamanlarda yaşanan ekonomik sıkıntılardan ötürü faşizmin AB ve hatta dünyada yeniden yükselişe geçtiğini de. Madem faşizme bu kadar karşısınız, neden günah keçisi olarak bir ülkeyi seçip yargılıyorsunuz?

3 ) Geçen yıl Hrant Dink için yürüyen insanlar da Türkiye’de yaşamıyorlar mı?

4 ) Bir ötekileştirme biçimi olan faşizmden bahsederken Türkiye’yi böyle anlatarak siz de ötekileştirmiyor musunuz?

5 ) Yıllardır Türkiye AB’ ye girsin mi tartışmalarını yaparken; bir ekonomik topluluk olan AB’nin ve Türkiye’nin de Dünya Ticaret Örgütü politikalarını uyguladığını, aslında AB’ye girip girmemenin siyasal bir söylemden farksız olduğunu da belirtmeniz gerekmez mi?



6 ) Hala Almanya’da Türklerin ikinci sınıf vatandaş olarak görüldüğünü ve nazizmin giderek yükseldiğini de haber yapıyor musunuz?

7 ) Fransa’da polise veya bir polisin ailesine küfür etmek gibi düzenlemelerle uslu vatandaş tanımlaması yapıldığını, aksi davranışta suçun karşılığının hapse kadar gittiğini de yazmak ister misiniz?

8 ) Yine Fransa’da çingenelerin kendilerine ayrılan bölgenin dışında yaşamasının suç ve işgal kapsamına girdiğini, bu yasaya uymayan çingenelerin hapis cezası ile yüz yüze olduklarını… Ayrıca evsizlerin Fransa’da alışıldığı üzere kış aylarında boş evlere sığınarak yaşadıklarını… Artık işgalci kabul edildiklerini… Mülkiyete saldırı olarak da tanımlanan bu suçun yeni bir kavram olarak ALT FRANSA tanımlamasına tabi tutulduğunu da biz mi söyleyelim?

9 ) Fransız devleti 70’li 80’li yıllarda teröre moral, destek ve yataklık nedenleriyle aranmış ya da mahkum olmuş İtalyan mültecilere sığınma hakkı tanımıştı. Şimdi ise Terörle Mücadele adına bu güvence kaldırıldı. Bu durumun en sembolik vakası Sorbone Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan, hiçbir şiddet olayına ya da kanlı bir suça bulaşmamış ve İtalya’da 22 yıl mahkum edilmiş G. Persichet’ti. Marksist bir düşünür olduğu için dosyasındaki suçların her geçen gün ağırlaştığını ve İtalya’ya iade edilmek istenmesi üzerine de bir haber yapmak ister miydiniz?

10 ) Fransa’da gece 11’den sonra sokağa çıkan kadınların Pasif Fuhuş adı altında bir yasayla giyim kuşamına müdahale edildiğini, potansiyel fahişe olarak görüldüklerini, gerekli açıklama olarak da ‘sokaklar tehlikeli ve biz özgür- rahat dolaşımı sağlamaya çalışıyoruz’ dediklerini de siz yorulmayın biz söyleyelim.



Ama faşizmi mimlemek isteyen bir haber kanalı olarak bunu sadece Türkiye’de yaşanan bir durum olarak sunmak ne kadar etik, tartışılır. Bu sorunu dünyada yaşanan ekonomik süreçlerin bir parçası olarak yansıtmamak ve AB gibi savaşa ortak olan bir topluluğa girmeyi hak edip etmeme tartışmasına dönüştürmek ne kadar doğru? Bir dönem faşizmin tek bir türü vardı. O da farklı olan ırka açık saldırılardı. Fakat faşizmin artık çok yönü var. Kendisinden farklı olana tahammül edemeyen, insanları asosyalleştiren ve yoksullaştıran her uygulama ve yasa faşizmin bir yansıması. Faşizm, eğitimden tutun da ikili ilişkilere kadar dünyada herkesi saran bir zehir. Bu yüzden yaptığınız haberi samimi ve açıklayıcı bulmuyoruz. En azından geçen yıllarda Dink için Pangaltı’dan Yenikapı’ya kadar yürümüş ve barış, kardeşlik çağrısı yapmış insanların vurgulanmaması, bu haberle birlikte Avrupa’da Türkiye ve Türklere karşı bu tür haberleri yapanların faşizm konusunda kendisini de aynı noktada görmeleri gerektiği ayrıntısını gözden kaçırmamak gerekiyor.



Yorum Gönder

0 Yorumlar